12 Kasım 2013 Salı

biri birilerine

masum yazmak, masum okuyucu istetir. yada isteşlik içinde arayışlara düşen insanlar masumiyetin vakıf itibarına güvenle yaşarlar hayatı ve masumiyet birine vakfedilen bir emekten ziyadesiyle hallenmiş mühürlü kimlikler taşır hep.
masumiyet, yoktur!
sebepli sebepsiz bir yokluktur masumiyetin varlığına delaleti.
geçmiş, masum bir hüzünle var olur.
bayram, sevinciyle masumiyetine bürünür.
müzik, dinleyicisiyle masum olur.
her şey bir isteşlik kısaca.

vücut bulduğu şey, topluluk veya insan olabilir ama kesinlikle bir durum değildir. olaylar masum imgeler barındırmaz. sevgiler ihanet olmadan yaşanamazdı derler bu mantığa göre her şey zıddıyla mevcuttur hayatta ancak masumiyet "şeytani" bir azabın bohçasına girip çıkarken kimse kimsenin varlığına müdahalenin kutsal olduğunu bu kadar kabullenmemişken geçerliydi bunlar. biz büyüdük dünya pislendi biz küçüldük dünya gene pislik içine girdi.

sabit kanca, uyur uyanık hallerle bir dünya ahvalidir.
bir yazar ortak acıları farklı bedenlerde can buldururken çektiği ızdırap tatlıdır. onun için üründür bu, satılması anlatılması gereken. bunun için acı bir mücadele içindedir. kelimelerini çalmamalısınız ondan kurgularını ve  düşüncelerini..
siz sabah kaltığınızda ne kadar hür hissederseniz o kadar masum olabilirsiniz. günümüzün acı gerçeği. misal acı bir durum gerçeklik arzederken masum bir durum aynı gerçekliği arzetmez. masumiyet çok yavşakçadır. içinde insanı değil topluluk durumunu barındırır. bunun arasırası yoktur dünyanın sosyal ahvali bu. değiştirilemez acı bir gerçektir bu. kabullenilmesi gereken. ben burada ne anlatmaya çalışıyorum beni yereceğine anlattığıma odaklan dedirtir insana bu mevzu!.....
hürlükle kıyaslar olduk artık bu tür masumiyetleri ve anladığım kadarıyla insanlık anladığım kadarıyla bu alışılagelmiş davranışından kurtulamıyor.
annem haklıydı diyor bir tanecik şizofrenim fabrika dumanlarına sığınıp ekmeğinizde arar olduğumuz gerçek bir masumluğun tadını karbonmonoksit gazının türlü bileşimlerine atfederek. dünya o kadar farklılaşmadı henüz savaşları gerçek kılan neyse ahlaksızlığı var edende bir o kadar gerçek kalıyor.
mesela masumiyet birinin yanında otuz bir çekmekten utanmak olabilirdi benim için utanmayanı görmeseydim ama bu eylem bir masumluk durumu değil. dedik ya durum belirtmez, masumiyet yalın bir anlatım biçimi ancak. siz onu öyle anlar, öyle kabullenir öyle yaşarsınız olan bütün eksiklik ve tezatlara karşı.
toplum masumiyeti ahlak kurallarıyla hep karıştıracak. masumiyet seksin içine girdikçe, sokuldukça ahmakça kendi kurallarına birileri hep masum bir eskiye dönüş yaşayacak. tarihi tekerrürsüz yaşamak isteyenlerde olacak carpedyeme gömülenlerde. en acısı karbonmonoksiti tatlı kılan zihinler bile masum kalırken siz günahlarla anılır günahlara gömülür günahlarla yatar günahlarla kalkar günah içinde günah arar olacaksınız.
şeytanın azabı kendinedir der, kutsal kitaplar. insana yaşatmak istediğide budur belki ama burada olan hatayı söylediğimde gene günahla yatıp kalkıcam. kaldı ki şeytanın avukatlığını masumiyetten daha iyi yapabilecek bir başka olgu yokken ben bir cisimsel can olarak hiç kalırım.
kelimeler kuvvetli şeylerdir. insanlar bu kelimelerle yaşarlar, anlam yüklediklerini kadarını alır gerisini atarlar. birbirlerinide o kelimelere göre seçerler bu dünyada, birine sevgi ahmağı dediğinizde o onun üzerine yapışır kalır ömür boyu çıkartmaz belki.
şımarık dediğinizde ömürlük şimarıverir, kelimeler güçlüdür. yazılmayıp söylendiğinde bile çok güçlüdürler. insanlar sesleri hayvani bir güdüyle yaşama atfettikleri için hızlı yaşarlar belki. konuşamıyor olsaydık elektronik tabelalarla yaşıyor olurduk sanırım. ve iyi bir durum olurdu bizim için, ne kadar çok tembellik o kadar çok bela.
ben hep demem arada böyle söylenesim gelir. söyleneyim dedim.
masumiyet bir ahlak yargısı olamaz.
yargısal bir dünyada yaşıyoruz çünkü....
demiştim ya şizofrenim dinle beni ne anlatıyorsam bir kulak ver.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder